İlk büyük
Fransız matematikçisi Auguston Louis Cauchy, Bastille'in işgalinden altı
haftadan az bir zaman sonra Paris'te 21 Ağustos 1789 günü doğdu. İhtilal çocuğu
eşitlik ve hürriyete olan borcunu yoksulluk içinde büyüyerek ödedi. Yarı açlık
içinde ancak babasının iş bilmesi ve aklını kullanması sayesinde yaşadı. Babası,
parlamentonun avukatıydı. Okumuş aydın biriydi. Katolik'ti. Bastille düştüğünde
giyotinden nasıl kurtulduğunu Allah bilir. İhtilal döneminde polisti. İhtilalden
iki yıl önce kendisi gibi dindar, çok iyi bir kadın olan Maria Madeleinc
Desestre ile evlendi. Bu evlilikten altı çocuk oldu. Bunların ikisi erkek ve
dördü de kızdı. Bunların en büyüğü Cauchy'ydi. İhtilal sonrasında aile Arcueil
köyüne taşındı. Tam on bir yıl burada kaldılar. Cauchy, çocukluğunda kötü
beslendiği için sıhhati hiç bir zaman iyi gitmedi. Başlangıçta iyi bir eğitim
gördü. Dindardı. Bu yüzden başına çok belalar da geldi. Yine Abel'e göre, Cauchy
tutuculuğu seven bir ilim adamıydı. Weierstrass ve Hermite'te Katolik'ti. Cauchy,
ilk dini eğitimi annesinden aldı. Zaten ihtilal döneminde okullar kapanmıştı.
Zamanın ihtilalci yönetimi okuyanları sevmiyorlar, bilginleri ve kültürlü
adamları yoksulluk içinde bırakıyorlardı veya giyotine sevk ediyorlardı.
Arcueil köyünde matematikçi Laplace ve kimyacı olan Berthollet
(1748-1822) kapı komşuydular. İlişkileri de iyiydi. Berthollet kesinlikle bir
yere gitmezdi. Laplace biraz daha alçak gönüllüydü. Bir gün fakir komşusunun
evine gitti. İyi beslenmemiş, kitaplar ve defterler içinde cezalı bir çocuk gibi
gömülmüş zayıf Cauchy'yi görünce hayrete düştü. Az zamanda çocuğun matematik
yeteneğini anladı. Ona, kendisine iyi bakmasını önerdi.
Birkaç yıl sonra aynı Laplace, Cauchy'nin seriler hakkındaki
konferanslarını dinlemeye çağrıldığı zaman, delikanlının serilerin yakınsaklığı
hakkındaki keşiflerinin, kendi gök mekaniğinin büyük binasını yıkmasından
korkuyordu. Çünkü, ya kendi serileri ıraksaksa diye düşünüyordu. Bu korkulu
konferanstan sonra eve geldi ve hesaplarının tümünü teker teker gözden geçirdi.
Hemen hemen küresel olan yerkürenin yörüngesi biraz daha eliptik olsaydı,
Laplace'ın dayandığı seri de ıraksak olacaktı. Bereket versin ki, Laplace'ın,
korktuğu başına gelmedi ve rahat bir nefes aldı. Laplace, kendi serilerinin
yakınsaklıklarını Cauchy'nin yakınsaklık ölçütleriyle teker teker kontrol
ettikten sonra ancak aklı başına geldi. Çünkü, büyük Laplace tehlikeyi görmüş ve
daha önce oldukça dikkatsiz adımlar atmıştı. Şimdi, Cauchy'nin ölçütleri onu
rahatlatmıştı.
1 Ocak 1800 günü, Paris'le İlişkisini kesmemiş olan Cauchy'nin babası,
senato katibi oldu. Bürosu Luxembourg sarayındaydı. Bir köşeyi de oğluna
ayırmıştı. O zaman Polytechnique'te profesör olan Lagrange sık sık katiple
konuşmaya gelirdi. Cauchy ile burada karşılaşan Lagrange, Laplace gibi çocuğun
matematiğine ve onun matematik yeteneğine hayran kaldı. Bir gün Laplace ve
başkalarının huzurunda Lagrange, köşede çalışan genç Cauchy'yi göstererek, "Bu
delikanlıyı görüyor musunuz? O, matematikte hepimizi geçecektir" dedi.
Lagrange, nazik ve zayıf olan fakat çok çalışkan Cauchy'ye on yedi
yaşına kadar yüksek matematik kitabının verilmemesini söyledi. Aslında, bu da
yanlıştı. Çünkü, dahi bir kimse için bilgi kısıtlaması söz konusu olamaz.
Kısıtlama veya sıkma onu o yoldan alıp yok olmasına neden olabilir. Cauchy , on
üç yaşına kadar babasının yanında eğitim gördü. Daha sonra Ecole Centrale du
Pantheon'a girdi. Bu okulda, Yunanca, Latince ve bu dillerin edebiyatlarında
açılan yarışmaların tüm ödüllerini alarak okulda bir kahraman oldu. Bu okuldan
ayrıldıktan sonra on ay iyi bir öğretmenle matematik çalıştı. 1805 yılında on
altı yaşındayken Polytechnique okuluna ikincilikle girdi. Orada dini görevlerini
yerine getirirken arkadaşları kendisi ile alay ediyordu. Bu alaylara bazen
aldırmıyor bazen de onları imana getirmeye çalışıyordu. 1807 yılında mühendis
okuluna geçti. 1810 yılında bu okulu bitirdi. Üç yıl Napolyon'un ordusunda
askeri mühendis olarak Cherbourg'ta çalıştı. Cherbourg'a, Laplace'ın,
Lagrange'ın, Kempis'in ve Virgilus'ün birer kitabını götürmüştü. Lagrange'ın
eseri sayesinde, onun eserindeki hatalardan uzak bir fonksiyonlar kuramı kurmayı
tasarladı. Boş zamanlarında aritmetikten başlayıp astronomiyi bitirdi. Bazı
ispatları sadeleştirerek matematiğin tüm kollarını gözden geçirdi. Terör,
savaşlar, yenilgiler, ihtilaller ve karşı ihtilaller devrinin matematikçisi olan
Cauchy de bu olaylardan, kurtulamadı. Fakat, yine de bir şeyler yapmaya çalıştı.
Birincisi, analize yakınsaklık ölçütünü getirerek analizi sıhhate kavuşturdu. En
önemli atılımlarından birisi buydu. İkincisi, olasılıklar analizi ve gruplar
kuramını kurmasıdır. Üçüncüsü de, karmaşık fonksiyonlar kuramıdır.
1812 yılında Moskova yenilgisi, 1813 yılında Prusya ve Avusturya'ya karşı
Leipzig yenilgisi, Napolyon'u İngiltere'yi işgalden vazgeçirdi. Bu hazırlıklarda
Cauchy de bulunuyordu. Cherbourg' daki inşaatlar yavaşladı. Cauchy çok
çalışmaktan bitkin bir halde yirmi dört yaşında 1813 yılında Paris'e geri döndü.
Bu sırada en verimli yaşındaydı. Çok yüzlü geometrik şekiller, simetrik
fonksiyonlar ve bunlarla ilgili eserini verdi. Cauchy'nin bu eserleri basıldı ve
çok taktir toplayarak Cauchy'nin bir anda ünlü olmasını sağladı. Legendre,
Cauchy'nin bu çalışmasına devam etmesini istedi. İkinci eseri Ocak 1812
tarihinde basıldı. Sübstitüsyonlar kuramı, sonlu gruplar ve işlem grupları
üzerindeki çalışmaları çok etkili oldu. Permütasyon grupları üzerine makaleler
yazdı. Alt gruplar, grupların ve alt grupların sıraları arasındaki bağlılıkları
inceledi. Grup tabloları onun en ilginç çalışmalarını gösterir. Katı cisim
dönmeleri ve simetrilerin oluşturduğu gruplar hep Cauchy'nin çalışmalarının
ürünleridir. Sonlu, sonsuz ve devirli gruplar üzerinde çalıştı. Bunların atom ve
kristal yapılara uygulanmasını verdi. Permütasyonların devirlerini yazdı.
1816 yılında yirmi yedi yaşındayken, hayatta olan matematikçilerin en
önde gelenlerinden, biri oldu. Tek rakibi, kendisinden on iki yaş büyük olan ve
çok az konuşan, yaptıklarını saklayan ve yayınlamayan Gauss'tu.
1814 yılında, karmaşık fonksiyonlar kuramını geliştirdi. Bugün, Cauchy
teoremi adıyla bilinen ünlü teoremi ifade ederek ispatladı. Bu alanda
integraller ve bunların hesaplanma yöntemleri yine Cauchy tarafından verildi. Bu
sahadaki eseri 1827 yılında basıldı. Akademi ve Polytechnique'e 80 ile 300
sayfalık orijinal eserler yağdırıyordu. 1815 yılında, Fermat'ın bir teoreminin
ispatını verdi. 1816 yılında sıvılar üzerinde dalgaların yayılmasının kuramını
içeren yapıtıyla Akademi ödülünü aldı. 1815 yılında Polytechnique'te analiz
öğretmeni ve az sonra da profesör oldu. Sorbonne'a ve College de France'a girdi.
Her işte başarılı oluyordu. Akademiye haftada iki çalışma sunduğu oluyordu.
Geliştirdiği ve yaptığı çalışmaları öğrenmek için Avrupa'nın her yanından
matematikçiler geliyordu. 1816 yılında Akademiye başkan seçildi.
1818 yılında Aloise de Bure ile evlendi. Karısı, görgülü, bir ailenin
kızıydı. Cauchy gibi o da Katolik'ti. Bu evlilikten iki kızı oldu. Tam kırk yıl
eşi ile çok mesut evlilik hayatı sürdürdü. Laplace ve diğerlerinin önerisi ile
1821 yılında Polytechnique için çok şahane bir analiz kitabı yazdı. Bu kitapta,
limit, süreklilik, diferansiyel, integral, dizi, seri, dizilerin ve serilerin
yakınsaklığı hakkında çok güzel konularda kendini gösterdi. 1826 ile 1830
yılları arasında "Matematik Alıştırmaları" adlı bir dergi çıkardı. Çok aranan ve
tutulan eserler yayınladı. 1835 yılında Akademinin "Comptes Rendus" adlı
haftalık bültenini çıkardı. Cauchy bu dergiye makaleler yağdırıyordu.
Eserlerinin basma masraflarının artmasından dolayı dört sayfadan fazla makale
kabul edilmemesi kısıtlaması, Cauchy' nin kalemini yavaşlattı. Sayılar hakkında
300 sayfalık bir çalışmasını dışarıda, bastırmak zorunda kaldı.
1830 yılı ihtilali yine Cauchy'nin huzurunu bozdu ve rahatını kaçırdı.
Ailesini Paris'te bırakarak, Akademiye istifa dilekçesini vermeden İsviçre'ye
gitti. Sardunya Kralı ona Torino'da fizik matematik kürsüsünde bir yer verdi.
Cauchy bu görevi kabul etti ve kısa sürede İtalyanca 'yı öğrendi. Bundan sonraki
derslerini ve konferanslarını bu dille verdi. Çok çalışmaktan dolayı hastalandı.
İtalya'ya yaptığı seyahatte iyi oldu. Papayı ziyaret etti. Sonra, yeniden
Torino'daki görevine döndü. Cauchy'i ödüllendirmek isteyen Charles, aslında ona
çok kötülük yaptı. 1833 yılında, on üç yaşındaki oğlunun eğitim ve öğretimi için
görevlendirdi. Cauchy, ertesi yıl ailesini yanına getirtti. Sabahtan akşama
kadar çocukla beraberdi. Sanki bir dadı olmuştu. Çocuktan boş kalan kısa
zamanlarda bile odasına koşuyor, birkaç formül yazıyor ve bir paragraf ekliyor
ve yine çocuğun yanına dönüyordu. Burada yaptığı en önemli çalışma, ışığın
dağılması hakkında yapılan buluşudur.
Cauchy, küçük öğrencisinden 1838 yılında kurtulduğunda elli
yaşındaydı. Kraldan izin alarak Paris'e döndü. Yeniden koltuğuna oturdu. Bundan
sonraki matematik çalışmaları daha hızlı oldu. Sanki dinlenmişti. Bundan sonraki
matematik çalışmaları her sahayı içeriyordu. Matematiğin tüm kollarında,
mekanikte, fizik ve astronomide olmak üzere ve çoğu da çok kalın olmak koşuluyla
500 taneden fazla eser yazdı. Çok yönlü ve çok çalışkan bir matematikçiydi.
Bu kadar çok eser vermeye ve bu kadar çok çalışkan olmasına
karşın, dertleri yine bitmedi. College de France'ta bir yer boşalmıştı. Cauchy
hemen buraya seçildi. Yemin etme nedeniyle hükümetle ve yöneticilerle arası
açıldı. Yemini kabul etmediğinden yine açıkta kaldı. Daha sonra hükümet hata
yaptığını anladı ve Cauchy de görevinde kaldı. Cauchy, tam dört yıl hükümete
arkasını çevirip çalıştı. Ailesinden aldığı terbiyeden olacak, Fransız
Hristiyanlığı'nın inatçı bir Don Kişot'u gibi bir davranış gösteriyordu. Bu
davranışıyla hükümeti bile güç durumlara düşürdüğü oluyordu. O, dini için
eziyetler çekmiştir. Arkadaşları tarafından iki yüzlü burjuva olarak
suçlanmasına karşılık hürmete değer bir matematikçiydi. Abel'e karşıda iyi ve
namuslu davranmamıştı.
Cauchy'nin en önemli çalışmalarından biri de bu devreye aittir.
Leverrier, 1840 yılında Akademiye bir çalışma sundu. Hesaplar o kadar fazlaydı
ki, bunları incelemek olanaksızdı. Cauchy , hesapların doğru olduğunu
gerçeklemek için çalışmayı incelemeyi kendisi istedi. Cauchy, Leverrier'in
hesaplarını adım adım izleme yerine, kestirmeden giderek, eseri gerçekleyecek ve
az zamanda geliştirilebilecek yeni yöntemler buldu. Hükümetle olan kavgası 1843
yılında daha da kızıştı. Cauchy bu sıralarda elli yaşındaydı. Bakan, kamuoyunun
alayı olmayı göze alamadığı için, Cauchy'nin yerine başka birinin seçilmesini
emretti. Cauchy kendisini mertçe savundu. Onun bu savunmaları Galile zamanında
olsaydı kendisi şüphesiz yakılırdı. Her gelen hükümetin kendisinden istediği
yeminleri cesaretle kabul etmedi. Bu davranışları bazı hallerde hükümetleri bile
güç durumda bıraktı. 1848 yılında, Cauchy'den bu yemini isteyen hükümet iş
başından kovuldu. Yeni gelen hükümetin ilk işi de bu yemini kaldırmak oldu.
Cauchy'nin hayatı ve karakteri bize zavallı Don Kişot'un hayatı gibi heyecan
verir. Bu davranışlarından dolayı kendisine Don Kişot takma adı bile
yakıştırılmıştır.
1852 yılında III. Napolyon yönetimi ele alınca yeniden yemin koydu.
Yalnız bu yeminden Cauchy'ye ayrıcalık tanındı. Cauchy bu ayrıcalığa teşekkür
bile etmedi. Hiç bir şey yokmuş gibi derslerine devam etti. Bundan sonra da
Sorbonne'un şerefi oldu. Cauchy'nin ilginç bir yanı da, duygusal olmasıydı. O,
matematikten ayrıldığında, aklı yerine duygusal yanlarına göre hareket ediyordu.
Bu davranış onda çok görülürdü. Bu nedenle, bazı tutarsız davranışlara, hatta
bazen onu felaketlere götürüyordu. Hıristiyanlık, Müslümanlık ve politik
konularda çalkantılı devirler yaşamıştır. Bir zaman cizvitleri tutmuş ve onları
desteklemiştir. Sonuçta, Mayıs 1860 tarihinde toplu insan öldürülmesi olayı
olmuştur.
Cauchy, eserlerini çok acele yazdığından, bu çalışmaları çok
eleştirilmiştir. Çok eser vermiştir. Eserlerinin tümü 789 ayrı çalışmadır ve
hepsi yirmi dört cilt kadar tutar. Fakat, bu kadar eser veren bir kimsede bu
kadar kusuru hoş görmek gerekir. Yaşamı ve hayatı çok sadeydi. Onun iki şeyi
vardı. Matematik ve din. Matematik ve dinden başka her şeyde sınır gözetirdi.
Kendisini ziyarete gelen Lord Kelvin'i bile Katolik yapmak için uğraşacak kadar
saf ve temiz duyguluydu. Gauss'un tersine, kendisini çok üstün görüyordu. Bu
nedenle yakınlarını kırıyor ve son yıllarını kavgalarla geçiriyordu. İnatçı bir
davranışı vardı. Gürültücülere şiddetle karşı gelirdi. Haklı ya da haksız olsun,
kendi görüşünde ısrar ederdi. Bu davranışı yüzünden arkadaşları kendisini pek
sevmezdi.
Akademiye seçilecek adaylara ilmi otoritesine göre oy verilmesi
neredeyse bir gelenekti. Cauchy bu oylarını, dini ya da siyasi görüşü
doğrultusunda verdiği söylenir. Şüphesiz, bu davranışın doğru olup olmadığını
bilemiyoruz ama, tutumu yüzünden en azından böyle bir kanı etrafında
bırakıyordu. Son yılları bu nedenle biraz acıklı geçmiştir.
Cauchy , 23 Mayıs 1857 günü altmış sekiz yaşındayken birden bire
bronşitten öldü. Bu bronşiti geçirmek için dinlenme yerine çekilmişti. Orada
ölümüne neden olan bir hummaya tutuldu. Aslında ölümü hiç beklemiyordu.
Ölümünden, birkaç saat önce, Paris baş piskoposuna yapacağı iyiliklerden söz
ediyordu. Yaşamı boyunca iyilik yapmayı çok sevmişti. Papaza son sözleri
"İnsanlar gelip geçer, fakat eserleri kalır" dedi ve öldü. Gerçekten, Cauchy'nin
eserleri bugün üniversitelerde yaşamaktadır.
Fonksiyonlar kuramında da çok yenilikleri olan Cauchy, Cauchy-Riemann
denklemleri, Cauchy teoremi, Cauchy integral formülü ve Cauchy esas değeri
buluşları sayılabilir. Bu saydığımız bağıntılar oldukça genel buluşlardır.
Karmaşık analizde çok uygulaması olan çok derin konuları içine almaktadır.
İstenildiği kadar da genişletilip ilmin diğer dallarına uygulanabilirliği
vardır.
Etiketler: Cauchy, Ünlü Matematikçiler
Benzer Konular: Nikolai Vasilieviç BugaevDimitri EgorovMüziği Sevmeyen Matematikçi WeierstrassCahit ArfAlan TuringUluğ Bey (1393 - 1449)Matrakçı NasuhFourier (1768 - 1830)Godfrey Hardy (1877 - 1947)Galois (1811 - 1832)
|