17 Agustos depreminde kitapligimin üst rafindaki biblolar ve Sonja Kawalewsky'nin orta boyda büyütülmüs resmi yere düsmüstü; sadece onu yerine koymustum, ama 12 Kasim'da tekrar düstü, simdilik (!) eski yerinde duruyor.
1991'de ITÜ'den emekli olunca, Sonja Kowalewsky'nin bu resmi benimle birlikte üniversitedeki odamdan Ataköy'e dönmüstü. Birkaç hafta önce taninmis bir hanim yazar, gazetesinde beni yazmak istedigini söylediginde, telefonda kendisine, dünya matematik tarihinde genç hanim matematikçilerimize örnek olacak hanim matematikçilerin oldugunu söyledim. "Ben onlari bilemem, siz yazin!..." demisti. Iki depremde de Kowalewsky'nin adeta "Beni yaz.." dercesine, geceleri çalistigim koltugun üzerine düsmesi nedense bana cesaret verdi.
Sonja Kowalewsky'den 30 yil sonra dogan Emmy Noether'in modern soyut bilime katkilarini anlatmak için daha bilimsel bir yazi çerçevesi gerekir. Üniversite ögrenciligim sirasinda, rahmetli hocam Cahit Arf'in cebir ve ileri sayilir teorisi derslerinde Noether ismini çok duymustum, ama kendisinin bir büyük hanim matematikçi oldugunu sonradan farkettim; soyadinin önündeki harflere dikkat etmemisim herhalde... Çünkü babasi Max Noether (1844-1921) Almanya'da yasamis, cebirsel fonksiyonlar teorisi, cebirsel geometride sayisiz teoremleri ile taninmis bir matemakçidir. Erlangen'de dogan kizi Emmy, önce Göttingen'de profesör olmus, modern cebire önemli katkilarda bulunarak sayisiz ögrenciler yetistirmistir. Topoloji ve ideal teorileri ve Galois teorisinin modern takdimi üzerindeki arastirmalari ile adini dünyaya duyurmustur. 1933'de Yahudi oldugu için Alman Nazizmi'nden kaçmak zorunda kalarak, ABD'ye göç etmistir. Yine orada önemli bir kolej olan Bryn Mawr College'de profesörlüge baslamistir. O da, oldukça genç ölmüstür. Daha uzun yasasaydi matematik çok seyler kazanacakti.