Anasayfa    Forum    Konu Ekle    Kayıt Ol    Şifremi Unuttum    Site Haritası    İletişim
Genel
Makaleler
Genel Haberler
Olimpiyat Soruları
Kitap Tanıtımları
Matematik Fıkraları
Matematik Hikayeleri
İlginç Resimler
3 Boyutlu Resimler
Origami Sanatı
Paradoks Resimler
Paradokslar
Matematik Şiirleri
Zeka Oyunları
Genel Matematik
Ünlü Matematikçiler
Tarihte Matematik
Matematik Programları
Çıkmış Sınav Soruları
KPSS Matematik
Açıköğretim Matematik
Matematik Kitapları
Mathematics Books
Akademik Matematik
Matematik Konu Anlatımı
Matematik Soruları
Anabilim Dalları
Matematik Sınav Soruları
MAPLE Uygulamaları
Matematik Özel Konular
ÖSS Matematik
ÖSS Matematik Konu Anlatımı
ÖSS Matematik Konuları Video
ÖSS Matematik Soruları
ÖSS Geometri Konuları
ÖSS Geometri Soruları
SBS ve İlköğretim
SBS Matematik Konu Anlatımı
SBS Matematik Soruları
SBS Geometri Konuları
SBS Geometri Soruları
İlköğretim Matematik Konu Anlatımı
İlköğretim Matematik Sorular
İlköğretim Matematik Etkinlikleri
Son Yorumlar
Gönderen:
Konu:Şaşırtıcı Bir Resim
Gönderen:
Konu:Limit
Gönderen:
Konu:Mükemmel Sayılar
Gönderen:
Konu:Müziği Sevmeyen Matematikçi Weierstrass
Gönderen:
Konu:Vektörel Analiz Sınav Soruları [Uludag Üniv.]
Gönderen:
Konu:Maple 11 Hakkında
MatematikNet Club
Reklamlar
İntegral Denkleminin Tarihçesi
Yazar: CrystaL | 5 Temmuz 2008 | Okundu: 148 | Yorumlar: 0 | Tarihte Matematik

İntegral denklemler, bilinmeyen fonksiyonun integral işareti altında bulunduğu denklemler olarak tanımlanmakla birlikte, bu tanım yetersiz kalmaktadır.
Bir başka deyişle, bu tanımdan hareket ederek, integral denklemlerin bütün türlerini kapsayacak teoriyi kurmak olanaksızdır.
Bu nedenle, birbirinden ayrı nitelikteki integral denklemleri tek tek incelemek gerekmektedir.
Böylece geniş bir araştırma sahası açılmış olmakta ve konu bu oranda dağınık bir inceleme tarzı göstermektedir.
İntegral denklemlerle ilk uğraşılar 19. yüzyılın ilk yarısında başlamıştır.
Önceleri dağınık ve rastgele araştırmalar yapılmışken, aynı yüzyılın sonlarına doğru daha sistemat ik ve bilinçli araştırmaların yapıldığı  ve bir takım sonuçların alınmaya başlandığı izlenmektedir.
ABEL 1823 yılında bir mekanik problemini incelediği esnada ilk defa integral denkleme rastladığı bilinmektedir.
Ancak İntegral Denklem deyimini Du Bois REYMOND’un (1888)’de yayınlanan bir çalışmasında önerdiği anlaşılmaktadır (Bocher, M., 1913).....

Tümdengelim
Yazar: CrystaL | 30 May 2008 | Okundu: 177 | Yorumlar: 0 | Tarihte Matematik

“Tümdengelim” yöntemi mantikta, bir yada daha fazla öncülden zorunlu olarak sonucun çikarilmasidir ve tümelle tikel (genelle özel) arasinda siki bir iliski gören ve bu iliskiyi en dogru olarak ortaya koymanin yollarini arastiran Aristotales’in bulusudur. Aristotales, antikçag Yunan düsüncesinde çagdas anlamiyla ilk bilgindir. Kendisinden önce bütün bilgileri toplamis, iç içe geçmis olanlari birbirinden ayirmis, siniflandirmis, elestirmis ve bütünlemeye çalismistir.

Tarihsel Gelisim:

Özellikle sonradan Metafizik adi verilen Prote Filosofia (Ilk felsefe) adli yapiti Thales'den kendisine kadar glen felsefe tarihinin çok basarili bir özetidir ve en güvenilir kaynagidir. Topladigi bilgilerin dogruluklarini ölçmek için bilimsel bir düsünme yöntemi aramis ve dogru düsünmenin kurallarini bütün ayrintilariyla saptamaya çalisarak bunlara dogru düsünmenin aletleri anlamina gelen organon adini vermistir. Aristotalesin bu dogru düsünme kurallarina sonradan mantik adi verilmistir.


Eski Mısırda Aritmetik
Yazar: CrystaL | 30 May 2008 | Okundu: 173 | Yorumlar: 0 | Tarihte Matematik

Bilinen en eski sayma sistemlerinden biri, Eski Mısırlılar'a ait olanıdır. Eski Mısırlılar'ın kullandıkları resim yazısının (hiyeroglif) başlangıç tarihi, M.Ö. 3300 yılına kadar gider. Böylece, Mısırlılar yaklaşık 5300 yıl önce, milyona kadar olan sayıları kapsayan bir sistem geliştirmişlerdir. Eski Mısırlılar'a ait sayma sistemi, ilkçağ mağara insanının önceleri kullandığı sayma sisteminin gelişmiş şeklidir. Eski Mısır aritmetiği hakkında bildiklerimiz, zamanımıza kadar intikal etmiş papirüs tomarlarından elde edilmektedir. Bugün bu papirüsler; bilim tarihinde M.Ö. 1900-1800 yılları için adlandırılan, kahun ve berlin papirüsleri ile, M.Ö. 1700-1600 yılları için adlandırılan Hiksoslar devrinden kalma Rhind ve Moskova matematik papirüsleridir. Mısır matematiği hakkındaki diğer kaynaklar, birkaç parşömen tomarı ile kil ve tahta tabletlere dayanmaktadır. Eski Mısır'da rakam ve sayılar bazı sembollerin yan yana gelmesiyle ortaya çıkıyordu. Bütün rakamlar, 7 değişik şeklin biraraya gelmesiyle ifade ediliyordu. Örneğin, 1 için yukardan aşağıya düşey bir çizgi, 10 için at nalı şekli, 100 için çengel işareti, 1000 için lotus çiçeği, 10000 için işaret parmağı, 100000 için tatlı su balığı, 1000000 için tatlı su balığı şekillerini kullanmışlardır ve yazım biçimi de sağdan sola doğru ifade ediliyordu.

Bizanslılarda Cebir
Yazar: CrystaL | 30 May 2008 | Okundu: 147 | Yorumlar: 0 | Tarihte Matematik

Bazı kaynaklar, Bizans'ta ileri bir matematiğin varlığı hakkında geniş bilgi verirler. Ortalama 1000 yıllık hayatı olan Bizans, matematik tarihinde eski Yunan matematiğini ilerletip geliştirmesi bakımından pek parlak bir duruma sahip değildi. Bu devir matematikçileri olarak belirtilen ve aynı zamanda Nikomedya (İzmit), rahibi olan Masimus Planudes (İzmit 1260 - İstanbul 1310), Diofantos' un birinci ve ikinci kitaplarına dair sadece tefsir yazabilmiştir. M. Planudes'in en çok bahsedilen eseri, 1300 yılında yazdığı Hint Hesabı'dır. Planudes bu eserinde, karekök alma kuralını Diafantos'un eserini esas alarak Hint metodunu tatbik etmişti.

Matematikte Olasılığın Tarihi
Yazar: CrystaL | 30 May 2008 | Okundu: 165 | Yorumlar: 0 | Tarihte Matematik

Bugünkü anlamıyla istatistik ve olasılığın konusu başlıca; Şans oyunları İnsan hayatı ve ölçümlerine ilişkin biriken kayıtlardan kaynaklanır. Bu kaynakların her ikisi de, gerçekten tanımlanabilir biçimde, onyedinci yüzyılın ortalarından itibaren ortaya çıkar .Klasik olasılık kavramı bu kaynakların ilkinden, deneysel olasılık kavramı ise isatistikler üzerine kurulu ikinci kaynağa bağlı olarak gelişmiştir. 1650 yıllarında kumar fransız toplumunda çok yaygındı. Zar, kart, para atışı, rulet gibi oyunlar oldukça gelişmişti. Paraya olan ihtiyacın artması bazı formüllerle kumar şansının hesaplanacbileceği düşüncesini getirdi.Méré gibi etkili, sözü geçen kumarbazlar Pascal, Fermat ve daha sonra d’Alembert ve De Moivre gibi zamanın önde gelen matematikçilerinin bu konuda yardımcı olabileceğini düşündüler. Matematikçilerin problemi benimsemesiyle klasik olasılık konusu şekillendi.

Geometri ve Tarihi
Yazar: CrystaL | 29 May 2008 | Okundu: 148 | Yorumlar: 0 | Tarihte Matematik

alt

Uzayın ve uzayda tasarlanabilen biçimlerin, kurallara uyularak incelenmesini konu alan matematik dalı. Yunanca «ge», yer ve «metron», ölçüden. Geometri Nil kıyılarında doğdu. Bu ırmağın düzenli aralıklarla taşması, tarlaların sınırlarını siliyor, Mısırlıları güç sorunlarla karşı karşıya bırakıyordu: çünkü tarlaların sınırlarını yeniden çizmek, herkese kendi yerini vermek, bunun için de tarlaların yüzölçümünü hesaplamak, nirengiler dikmek, kısacası, geometri yapmak gerekiyordu.

Eski Mısırlılar'da Aritmetik
Yazar: CrystaL | 29 May 2008 | Okundu: 152 | Yorumlar: 0 | Tarihte Matematik

Bilinen en eski sayma sistemlerinden biri, Eski Mısırlılar'a ait olanıdır. Eski Mısırlılar'ın kullandıkları resim yazısının (hiyeroglif) başlangıç tarihi, M.Ö. 3300 yılına kadar gider. Böylece, Mısırlılar yaklaşık 5300 yıl önce, milyona kadar olan sayıları kapsayan bir sistem geliştirmişlerdir. Eski Mısırlılar'a ait sayma sistemi, ilkçağ mağara insanının önceleri kullandığı sayma sisteminin gelişmiş şeklidir.

Eski Mısır aritmetiği hakkında bildiklerimiz, zamanımıza kadar intikal etmiş papirüs tomarlarından elde edilmektedir. Bugün bu papirüsler; bilim tarihinde M.Ö. 1900-1800 yılları için adlandırılan, kahun ve berlin papirüsleri ile, M.Ö. 1700-1600 yılları için adlandırılan Hiksoslar devrinden kalma Rhind ve Moskova matematik papirüsleridir. Mısır matematiği hakkındaki diğer kaynaklar, birkaç parşömen tomarı ile kil ve tahta tabletlere dayanmaktadır. Eski Mısır'da rakam ve sayılar bazı sembollerin yan yana gelmesiyle ortaya çıkıyordu. Bütün rakamlar, 7 değişik şeklin biraraya gelmesiyle ifade ediliyordu. Örneğin, 1 için yukardan aşağıya düşey bir çizgi, 10 için at nalı şekli, 100 için çengel işareti, 1000 için lotus çiçeği, 10000 için işaret parmağı, 100000 için tatlı su balığı, 1000000 için tatlı su balığı şekillerini kullanmışlardır ve yazım biçimi de sağdan sola doğru ifade ediliyordu.

Ortaçağ, Yeniçağ ve Yakınçağ'da Matematik
Yazar: CrystaL | 29 May 2008 | Okundu: 177 | Yorumlar: 0 | Tarihte Matematik

Orta Çağ

İslâm Dünyası'nda başta aritmetik olmak üzere, matematiğin geometri, cebir ve trigonometri gibi dallarına önemli katkılarda bulunan matematikçiler yetişmiştir. Ancak bu dönemde gerçekleşen gelişmelerden en önemlisi, geleneksel Ebced Rakamları'nın yerine Hintlilerden öğrenilen Hint Rakamları'nın kullanılmaya başlanmasıdır.

Yeni Çağ

Bu dönem diğer alanlarda olduğu gibi matematik alanında da yeniden bir uyanışın gerçekleştiği ve özellikle trigonometri ve cebir alanlarında önemli çalışmaların yapıldığı bir dönemdir.

Yakın Çağ

Bu dönemde Euler ve Lagrange, integral ve diferansiyel hesabına ilişkin 17. yüzyılda başlayan çalışmaları sürdürmüş ve bu çalışmaların gök mekaniğine uygulanması sonucunda fizik ve astronomi alanlarında büyük bir atılım gerçekleştirilmiştir. Mesela Lagrange, Üç Cisim Problemi'nin ilk özel çözümlerini vermiştir.


Diferansiyel Denklemin Tarihsel Gelişimi
Yazar: CrystaL | 29 May 2008 | Okundu: 183 | Yorumlar: 0 | Tarihte Matematik

                    Diferansiyel denklemler konusunda yapılan ilk çalışmalar, 17. yüzyılın ikinci yarısında, diferansiyel ve entegral hesabın keşfinden (ortaya çıkmasından) hemen sonra, İngiliz matematikçi Newton (1642-1727) ve Alman matematikçi Leibnitz (1641-1716) ile başlar. Daha sonraları, matematik tarihinde büyük isim yapmış olan, İsviçreli matematikçilerden Bernouilli kardeşlerin, 18. yüzyılda da, Euler, Clairaut, Lagrance, D Alembert. Charbit, Monge , Laplaca ile 19. yüzyılda da, Chrystal, Cauchy, Jacobi , Ampere, Darboux, Picard, Fusch ve F.G. Frobenius, diferansiyel denklemler teorisini, bugünkü ileri seviyeye getiren matematikçilerdir.

                      Belli tip diferansiyel denklemlerin, belli şartlar altında bir çözümlerinin mevcut olmasının is-patı, diferansiyel denklemler teorisinde varlık teoremi konusunu teşkil etmekte olup, bu da, ilk olarak 1820 ile 1830 yılları arasında, Fransız matematikçi A.L. Cauchy tarafından tesis edilmiş ve daha sonra gelenler tarafından geliştirilmiştir.

İlkçağ insanı ve Matematik
Yazar: CrystaL | 29 May 2008 | Okundu: 164 | Yorumlar: 0 | Tarihte Matematik

                   İlkçağ insanı (ilkel insan, mağara insanı), rakam ve sayıları kullanmak ihtiyacını duymuştur. Bu devir insanları, ihtiyaçlarını kaydedip saklamasını da biliyordu. Avladıkları hayvanların veya sürüsündeki koyunların sayılarını belirtmek için, yaşadıkları mağara duvarlarına çizikler çizmişler, bir ağaç dalına çentikler yapmışlardır. Bazen de, ipe düğüm atmışlar, veya çakıl taşlarını kullanmışlardır .

                    Bu devrin, 13-15 yaşındaki insanı, koyun ve geyik gibi varlıkları, ok gibi eşyaları sayabilmek için, ufak yuvarlak çakıl taşlarına sahip olması, veya kesilmiş bir ağaç dalı (sopa) üzerine çentik yapması icap edecekti. Bir taş veya sopa üzerinde işaretlenmiş bir adet çentik, tek koyunu ifade ederdi. Belli bir zaman sonra, eğer her bir taş veya çentik için bir koyun yoksa, o insan bir veya birkaç koyunun kayıp olduğunu anlardı. Bu devrin insanları; sayıları bir yere kaydedip saklanmasını da biliyorlardı.

                    İlkçağ insanları, sayılar için kil tabletler üzerine çizikler kazmayı, veya kesilmiş ağaç dalına çentikler yapmaya başlamakla, ilk defa, sayıları yazılı olarak ifade etmiş oluyorlardı. İlkçağ insanının kullandığı bu işaretler, rakam ve sayıların ilk yazılı ifadeleridir.

                    Bunların yanında; ilkel insanlar, sayıları belirtmek için, değişik ses ve kelimeler de kullanmışlardır. Bugün sayıları belirten standart hale gelmiş sembol (şekil) ve sözcükler vardır. Günümüzde; sayılar, hem 1, 2, 3, ... gibi sembollerle ve hem de; bir, iki, üç, ... gibi kelimelerle ifade edilmektedir. Bugün dört adet kalemi, "dört kalem" kelimesi ile belirtip "4" sembolü ile gösterebiliyoruz. Tarih bakımından biraz daha ilerlediğimizde, karşımıza Eski Mısırlılar ve Mezopotamyalılar çıkar. şeref payları inkar edilemeyecek kadar açıktır.

Önceki Sayfa << 1 2 >> Sonraki Sayfa
Arama
Kullanıcı Paneli
 

Reklamlar
Anket

Öğretim Görevlisi
Matematik Öğretmeni
Matematik Böl. Öğrencisi
Matematik Böl. Mezunu
Lise Öğrencisi
İlköğretim Öğrencisi
Diğer


İstatistikler
Online: 9     Üye: 0
Yok.
Arama Motorları: 0
Yok.
Siteye Yazanlar:
  1    CrystaL 281
  2    cemil98 10
  3    g.ece.özdil 2
  4    klearkh 1


Makaleler:
  Son 1 saat: 0
  Bu Gün: 0
  Bu Ay: 0
  Toplam: 294
  Yayınlanmayı Bekleyen: 2


Kayıtlı Kullanıcı:
  Yeni Kayıt:1
  Son 1 Saat:0
  Bu Ay:22
  Toplam:232
  Yasaklı:0

Son Kayıtlı Kullanıcı:
koray
Etiketler
Benzer Bağlantılar
Copyright © 2008 MatematikNet.Com
"Herkes ölümsüz olduğunu hissettiği alanda çalışmak ister.Ben de matematikte kendimi ölümsüz hissettim..." CAHİT ARF
"İnsanoğlunun değeri bir kesirle ifade edilecek olursa; Payı gerçek kişiliğini gösterir, paydası da kendisini ne zannettiğini... Payda büyüdükçe kesrin değeri küçülür." Tolstoy