<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel>
<title>Matematiknet.com | online matematik</title>
<link>http://www.matematiknet.com/</link>
<language>ru</language>
<description>Matematiknet.com | online matematik</description>
<generator>DataLife Engine</generator><item>
<title>Doğru Parçası Paradoksu</title>
<guid isPermaLink="true">http://www.matematiknet.com/paradokslar/88-dogru-parcasi-paradoksu.html</guid>
<link>http://www.matematiknet.com/paradokslar/88-dogru-parcasi-paradoksu.html</link>
<description><![CDATA[<span style="font-family: Book Antiqua; font-size: 10pt;"><b>Önce doğru parçasının tarifini yapalım:</b><br />
	
	
	<b>Doğru Parçası:</b> Başlangıcı ve sonu olan ve sonsuz adet noktadan oluşan doğru. Pekiyi nokta nedir?<br />
	
	
	<b>Nokta:</b> Kalemin kağıda bıraktığı en küçük iz veya belirti.Malûmdur ki noktanın boyutu yoktur. O halde dikkat. <br />
	
	
	<b>Paradoks başlıyor:</b><br />
	
	
	           Noktanın boyutu olmadığına göre iki noktanın yan yana gelmesi bir şey ifade etmez. 100 nokta veya 1 milyar nokta da yan yana geldiğinde herhangi bir şekil oluşturmaz.( Çünkü şekil oluşturması için gerekli olan boyut özelliğini sağlamıyor) Bu şuna benzer ki; sıfır ile sıfırın toplamı yine sıfırdır. Milyarlarca sıfırı toplasak 'yarım' dahi etmez. O halde doğrunun tanımında bir hata var. Çünkü sonsuz adet noktanın yan yana gelmesi bir şey ifade etmez! Noktanın çok çok az da olsa boyutu olduğunu kabul etmemiz gerekir. Bu sefer de noktanın tarifi hatalı olur.<br />
	
	
	           Noktayı boyutlu kabul edelim.  Karşımıza bir paradoks daha çıkar; doğru parçasında sonsuz adet nokta olduğuna göre doğru parçasının da uzunluğu sonsuz olmalıdır. Çünkü çok az da olsa boyutu olan bir şeyden sonsuz adedi yanyana gelirse sonsuz uzunluk olur. </span><br />
Kaynak:Paradokslar.Com<br />]]></description>
<category><![CDATA[Paradokslar]]></category>
<dc:creator>CrystaL</dc:creator>
<pubDate>Thu, 29 May 2008 17:59:16 -0700</pubDate>
</item><item>
<title>Karışım Paradoksu</title>
<guid isPermaLink="true">http://www.matematiknet.com/paradokslar/89-karisim-paradoksu.html</guid>
<link>http://www.matematiknet.com/paradokslar/89-karisim-paradoksu.html</link>
<description><![CDATA[<span style="font-size: 10pt;"><span style="font-family: Book Antiqua; font-size: 10pt;">          Bir fincan sütümüz ve bir fincan da kahvemiz var. Bir kaşık sütten alıyoruz ve kahve fincanına döküyoruz. İyice karıştırıp oradan da bir kaşık alıyoruz ve süte döküyoruz. Şimdi sorumuz geliyor: </span><br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	<span style="font-family: Book Antiqua; font-size: 10pt;">          Kahvedeki süt mü yoksa sütteki kahve mi daha fazladır?</span><br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	<span style="font-family: Book Antiqua; font-size: 10pt;">          Cevap şaşırtıcı gelebilir ama karışım oranları eşittir. İşte ispatı:</span><br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	<span style="font-family: Book Antiqua; font-size: 10pt;">          Kabul edelim ki karışımımız homojen olmasın. Meselâ kahveye kattığımız süt, tamamen dibe çöksün. Kahveden aldığımız miktar tabi ki sütten aldığımıza eşit olacaktır. Veya:</span><br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	<span style="font-family: Book Antiqua; font-size: 10pt;">          İlk karışımdan sonra kaşığımızın yarısı süt, yarısı da kahve olsun. Bu sefer yine sütte yarım kaşık kahve, kahvede yarım kaşık süt bulunacaktır. Veya:</span><br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	<span style="font-family: Book Antiqua; font-size: 10pt;">          İlk karışım homojen olsun. Aldığımız bir kaşık karışımın % 90 ını kahve, % 10 unu süt kabul edelim. Sütün % 90 ı kahvede kalmıştır. Sonuçta eksilen sütün yerini kahve dolduracağından karışım oranları eşit olur. </span></span><br />
<br />]]></description>
<category><![CDATA[Paradokslar]]></category>
<dc:creator>CrystaL</dc:creator>
<pubDate>Thu, 29 May 2008 18:01:14 -0700</pubDate>
</item><item>
<title>Hempel Paradoksu</title>
<guid isPermaLink="true">http://www.matematiknet.com/paradokslar/90-hempel-paradoksu.html</guid>
<link>http://www.matematiknet.com/paradokslar/90-hempel-paradoksu.html</link>
<description><![CDATA[<span style="font-size: 10pt;"><span style="font-family: Book Antiqua;">          Carl Hempel'e göre "Bütün kuzgunlar siyahtır!"</span><br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	<span style="font-family: Book Antiqua;">          Bu önermeyi iki şekilde ispatlayabiliriz:</span><br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	<span style="font-family: Book Antiqua;">a) Çok sayıda kuzgun görüp, hepsinin de siyah olduğunu tesbit ederek,</span><br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	<span style="font-family: Book Antiqua;">b) Siyah olmayan şeylerin, aynı zamanda kuzgun da olmadığını görerek. </span><br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	<span style="font-family: Book Antiqua;">          Bilinen şu ki çok sayıda siyah kuzgun ve yine çok sayıda siyah olmayan, aynı zamanda kuzgun da olmayan cisim vardır. Siyah olmayan tüm cisimler incelenmeden bu fikre varamayız. Kırmızı cisimler için bu uygulama yapılmamışsa "bazı kuzgunlar kırmızı " da olabilir. Bu sebeplerden Hempel paradoksu, "Tümevarım" ın itibarını sarsmıştır. </span><br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	<br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	</span>]]></description>
<category><![CDATA[Paradokslar]]></category>
<dc:creator>CrystaL</dc:creator>
<pubDate>Thu, 29 May 2008 18:02:29 -0700</pubDate>
</item><item>
<title>Euplides (Kum Yığını) Paradoksu</title>
<guid isPermaLink="true">http://www.matematiknet.com/paradokslar/91-euplides-kum-yigini-paradoksu.html</guid>
<link>http://www.matematiknet.com/paradokslar/91-euplides-kum-yigini-paradoksu.html</link>
<description><![CDATA[<span style="font-size: 10pt;"><span style="font-family: Book Antiqua;">          Euplides, hiçbir zaman bir "kum yığını" oluşturulamayacağını iddia etmiştir. Çünkü bir kum tanesi, "yığın" değildir. Yanına bir tane daha koyarsak yine yığın oluşmaz. "Kum yığını" olmayan bir şeyin yanına (veya üzerine) kum tanesi koymakla yığın elde edemeyeceğimize göre Hiçbir zaman "kum yığını" oluşturamayız.</span><br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	<span style="font-family: Book Antiqua;">          Daha açık bir deyişle: Kabul edelim ki birer birer kum tanelerini biraraya getirelim. Hangi merhaleden sonra kumlar "yığın" oluşturur? Diyelim ki 'bir milyon' adet kum tanesi, bir yığın oluştursun. Dokuzyüz doksandokuzbin dokuzyüz doksandokuzu "kum yığını" kabul edilmeyecek mi? Edersek "1" eksiği de yığın olmaz mı? Yani hangi aşama bizim için "yığın" anlamına gelir?</span><br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	<br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	</span>]]></description>
<category><![CDATA[Paradokslar]]></category>
<dc:creator>CrystaL</dc:creator>
<pubDate>Thu, 29 May 2008 18:05:07 -0700</pubDate>
</item><item>
<title>Berber Paradoksu</title>
<guid isPermaLink="true">http://www.matematiknet.com/paradokslar/92-berber-paradoksu.html</guid>
<link>http://www.matematiknet.com/paradokslar/92-berber-paradoksu.html</link>
<description><![CDATA[<span style="font-size: 10pt;"><span style="font-family: Book Antiqua;">          Bir berber, bulunduğu köydeki erkeklerden, yalnızca kendi kendini traş edemeyen erkekleri traş ediyor. Berberi kim traş edecek?</span><br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	<span style="font-family: Book Antiqua;">          Kendi kendine traş olsa;  kendisini traş edebildiği için  tanıma ters düşecek. Başkası traş etse; o kişi kendi kendine de traş olabiliyor demektir. (bkz Russel Paradoksu)</span><br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	<br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	</span>]]></description>
<category><![CDATA[Paradokslar]]></category>
<dc:creator>CrystaL</dc:creator>
<pubDate>Thu, 29 May 2008 18:06:42 -0700</pubDate>
</item><item>
<title>Zeno Paradoksları</title>
<guid isPermaLink="true">http://www.matematiknet.com/paradokslar/93-zeno-paradokslari.html</guid>
<link>http://www.matematiknet.com/paradokslar/93-zeno-paradokslari.html</link>
<description><![CDATA[<span style="font-size: 10pt;"><span style="font-family: Book Antiqua;"><b>Zeno</b>, matematik tarihindeki ilk büyük şüphecidir.  Paradoksları matematikçileri yıllarca uğraştırmış ve paradokslarının yol açtığı araştırmalar sonucu matematiğin gelişimine büyük katkı yapmıştır.</span><br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	<span style="font-family: Book Antiqua;">  Zeno&#8217;nun doğum ve ölüm tarihleri tam olarak bilinmemektedir.  Ancak tahminlere göre Zeno, M.Ö. 495 yılında İtalya&#8217;daki bir Yunan kolonisinde doğmuştur.  Doğduğu koloninin ismi Elea olduğundan Elea&#8217;lı Zeno olarak bilinir.</span><br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	<span style="font-family: Book Antiqua;">  Parmenides adında bir filozofun öğrencisi olan Zeno, hocasına M.Ö 449 yılında Atina&#8217;ya yapılan bir yolculukta eşlik etmiştir.  Bu yolculuğun, Zeno&#8217;nun geleceği açısından çok önemli olduğu düşünülmektedir.  Elea&#8217;ya geri döndüğünde politikaya girmiştir.  Bu dönemde şehrin gaddar yöneticisi olan Nearchus&#8217;a düzenlenen bir süikastta yer aldığı iddiasıyla tutuklanmıştır.  Bu suikasttaki rolü yüzünden öldürülene kadar işkenceye maruz kaldığı ve bu şekilde öldüğü söylenir.</span><br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	<span style="font-family: Book Antiqua;">  Zeno bir filozof ve mantıkçıydı.  Matematikçi değildi.  Bilinen tek yapıtı Epicheiremata&#8217;dır.  Bu eserinde özellikle, hocasının fikirleri ve kendi fikirleri üzerine yazılar bulunmaktadır.</span><br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	<span style="font-family: Book Antiqua;">  Zeno&#8217;nun asıl ünü paradokslarından gelmektedir.  Zeno&#8217;nun 40&#8217;a yakın paradoksu olduğu biliniyor fakat günümüze bunlardan yalnızca 8 tanesi kaldı.  Zaten Zeno&#8217;nun tek kitabının da tamamı şu anda bulunmamakta.  Kitabının bir bölümü günümüze kadar korunabilmiş.</span><br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	<span style="font-family: Book Antiqua;">  Zeno aslında hocası Parmenides&#8217;le aynı görüşlere sahip değildi.  Parmenides&#8217;in savunduğu felsefe, gerçeğin sadece bir tane ve değişmez olduğunu söylüyordu.  Ona gore, hareket, değişim, zaman ve çokluk kavramları küçük birer hayaldiler.  Zeno&#8217;nun paradoksları ise bu görüşün tam tersini kabul ederek yazılmışlardı.  Zeno&#8217;ya gore gerçeklik tek değildi, birçok gerçek olabilirdi, gerçek saçmaydı ve tezatlarla doluydu.</span><br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	<br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	</span>]]></description>
<category><![CDATA[Paradokslar]]></category>
<dc:creator>CrystaL</dc:creator>
<pubDate>Thu, 29 May 2008 18:08:33 -0700</pubDate>
</item><item>
<title>Dichotomy Paradoksu</title>
<guid isPermaLink="true">http://www.matematiknet.com/paradokslar/94-dichotomy-paradoksu.html</guid>
<link>http://www.matematiknet.com/paradokslar/94-dichotomy-paradoksu.html</link>
<description><![CDATA[<span style="font-family: Book Antiqua; font-size: 10pt;">Hareket yoktur.  Çünkü bir hareketin olabilmesi için belirli bir zaman diliminde belirli bir mesafenin yapılmış olması gerekir.  Bunun için de istenilen mesafenin önce yarısı, sonar kalan mesafenin yarısı, daha sonra kalanın yarısı vb&#8230;gidilmesi gerekir.  Ancak herzaman gidilmemiş bir &#8220;kalan yolun yarısı&#8221; olacaktır.  Dolayısıyla hareket hiç başlamamıştır.</span>]]></description>
<category><![CDATA[Paradokslar]]></category>
<dc:creator>CrystaL</dc:creator>
<pubDate>Thu, 29 May 2008 18:10:03 -0700</pubDate>
</item><item>
<title>Tavşan - Kablumbağa Paradoksu</title>
<guid isPermaLink="true">http://www.matematiknet.com/paradokslar/95-tavsan-kablumbaga-paradoksu.html</guid>
<link>http://www.matematiknet.com/paradokslar/95-tavsan-kablumbaga-paradoksu.html</link>
<description><![CDATA[<span style="font-family: Book Antiqua; font-size: 10pt;">Hareketli bir tavşan hiçbir zaman kendisinden ilerdeki hareketli bir kaplumbağayı yakalıyamaz.  Çünkü kağlumbağayı yakalması için öncelikle, seçilen bir anda kaplumbağanın bulunduğu noktaya gelmesi gerekir.  Tavşan o noktaya gelene kadar kaplumbağa biraz daha ilerlemiş olur.  Daha sonra ilerideki kaplumbağanın o anda bulunduğu noktaya gidene kadar kaplumbağa biraz daha ilerler.  Sonuçta kaplumbağa hareketli olduğundan, tavşan, kaplumbağayı asla yakalayamaz.</span>]]></description>
<category><![CDATA[Paradokslar]]></category>
<dc:creator>CrystaL</dc:creator>
<pubDate>Thu, 29 May 2008 18:11:56 -0700</pubDate>
</item><item>
<title>Ok Paradoksu</title>
<guid isPermaLink="true">http://www.matematiknet.com/paradokslar/96-ok-paradoksu.html</guid>
<link>http://www.matematiknet.com/paradokslar/96-ok-paradoksu.html</link>
<description><![CDATA[<span style="font-family: Book Antiqua; font-size: 10pt;">Zaman &#8220;an&#8221; lardan oluşmuştur.  &#8220;An&#8221;zamanın en küçük parçasıdır ve bölünemez.  Bir ok hareketli veya hareketsiz olsun, aslında ok hiçbir zaman hareket edemez.  Çünkü hareketin gerçekleşmesi için okun bir anın başlangıcında bir noktada, anın sonunda da başka bir noktada olması gerekir.  Ancak bunun olması için &#8220;an&#8221; ın bölünebilir olması gerekir ki bu da tanıma gore mümkün değildir.   Dolayısıyla ok aslında hareket etmemiştir.</span>]]></description>
<category><![CDATA[Paradokslar]]></category>
<dc:creator>CrystaL</dc:creator>
<pubDate>Thu, 29 May 2008 18:12:47 -0700</pubDate>
</item><item>
<title>Russell Paradoksu</title>
<guid isPermaLink="true">http://www.matematiknet.com/paradokslar/97-russell-paradoksu.html</guid>
<link>http://www.matematiknet.com/paradokslar/97-russell-paradoksu.html</link>
<description><![CDATA[<span style="font-size: 10pt;"><span style="font-family: Book Antiqua;">Bertrand Russell'ın paradoksu küme üyeliğine ilişkindir. Bir küme ya kendisinin bir üyesidir, ya da değildir. Kendisinin bir üyesi olmayan kümelere "düzenli" diyelim. Örneğin, "İnsanların kümesi"nin kendisi, bir insan olmadığı için, nkendisinin bir üyesi değildir. Kendisini içeren kümeleri "düzensiz" olarak adlandıralım. Örneğin "beş elemandan fazla elemanı olan kümelerin kümesi" düzenli midir yoksa düzensiz midir? Eğer düzenliyse; kendinin bir üyesi olamaz. Tüm düzenli kümeleri içerdiğine göre ve kendisinin de düzenli olduğunu kabul ettiğimiz için, kendisini içermelidir. Ama eğer kendisini içeriyorsa, tanıma göre düzensizdir. Düzenli olduğunu varsayıp, düzensiz olduğu çelişkili sonucuna vardık. Diğer taraftan, eğer düzensiz ise, kendisini elemanı olarak içerir. Ama elemanlarının sadece düzenli kümeler olduğunu biliyoruz. Demek ki düzensiz ise düzenli olduğu sonucu ortaya çıkıyor. Russell Paradoksu, Alman Matematikçi Gottlob Frege'e büyük bir darbe indirmiştir. Frege, bu paradoksu öğrendiğinde, aritmetiğin mantıksal gelişimi hakkındaki kitabının ikinci cildini yeni bitirmişti. II.cildin ek bölümü şöyle başlar: "Bir bilim insanı için en üzücü olay, yapıtı tam bitmişken temellerinin çökmesidir. Bertrand Russell'ın bana gönderdiği mektup sonucunda, bu duruma düştüm..."  </span><br style="font-family: Book Antiqua;" />
	
	</span>]]></description>
<category><![CDATA[Paradokslar]]></category>
<dc:creator>CrystaL</dc:creator>
<pubDate>Thu, 29 May 2008 18:18:45 -0700</pubDate>
</item></channel></rss>