|
|
 |
 |
 |
 |
Topoloji Nedir Yazar: CrystaL | 28 Temmuz 2008 | Okundu: 309 | Yorumlar: 0 | Makaleler |
 |
Matematiğin ana dallarından biri olan Topoloji, Yunanca'da yer, yüzey
veya uzay anlamına gelen topos ve bilim anlamına gelen logos
sözcüklerinden türetilmiştir. Topoloji biliminin kuruluş aşamalarında
yani 19. yüzyılın ortalarında, bu sözcük yerine aynı dalı ifade eden
Latince analysis situs (konumun analizi) deyimi kullanılıyordu.
Topoloji sözcüğü bir topolojik uzayı tanımlamak için inşa edilen ve
belli koşulları sağlayan kümeler ailesi için de kullanılır. Aşağıdaki
matematiksel tanımda bu koşullar sıralanmıştır. Topolojik yapı,
geometri bağlamında bir kümenin üzerine konabilecek en basit yapı
olarak görülebilir. Başka bir deyişle, topoloji, geometri yapmak için
atılan ilk adımdır.
Üzerine topoloji konmuş iki küme arasındaki geçiş, ancak topolojileri
gözeten ve sürekli denen gönderimlerle olasıdır. İki topolojik uzayın
denkliği, aralarında topolojiyi koruyan ve homeomorfizma denen sürekli
bir gönderimin varlığıyla ortaya çıkar. Kabaca, bu tür gönderimler
topolojik nesneleri yırtmadan ve koparmadan, eğip bükerek sürekli bir
biçimde bir başka nesneye dönüştürür.
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Geometri'nin Kullanım Alanları Yazar: CrystaL | 28 Temmuz 2008 | Okundu: 247 | Yorumlar: 0 | Makaleler |
 |
Geometri günlük yaşamın hemen her alanında gereklidir. Geometride
uzunluk, alan, yüzey, açı gibi kavramlar bazı nicelikleri belirlemede
kullanılır. Geometri’nin en çok iç içe olduğu dallar; cebir ve
trigonometri, mimarlık, mühendislikler (Yol, köprü, yapı, makine, gemi
ve uçak yapımı; maden, su ve elektrik işleri gibi bayındırlık ve
zanaatla ilgili teknik çalışmalar, vb.) , endüstiryel alanlar,
simülasyonlar, bilgisayar programları ve grafikleri, sibertenik,
tasarım, sanat vb.dir Geometrinin kullanılmadığı meslek ya da alan yok
gibidir desek yerinde olur.
Geometri ve Sanat
Geometri ve perspektif
Geometri ve Simülasyon
Geometri ve Haritacılık
Geometri ve Mimari
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Descartes ve düzlem geometrisi Yazar: CrystaL | 28 Temmuz 2008 | Okundu: 169 | Yorumlar: 0 | Makaleler |
 |
Cebirsel yöntemlerin etkinliğini ve gücünü gösteren Descartes (1596 -1650), her tür düzlem geometri problemini bir denklemler dizisine indirgedi. Yani geometriyi aritmetikleştirdi. Bu dönemden sonra, sayısal koordinatlara dayanan bir gösterim biçimi kullanıldı ve şekilleri fonksiyonlar olarak ele aldı. Analitik geometri adı verilen bu yöntem, büyük bir ilerleme kaydetti. On sekizinci yüzyılda üç boyutlu uzay ve yüzeyler kuramını da kapsamına aldı. Bununla birlikte bu yaklaşım, yanlış olarak birleşmiş geometri de denilen arı geometrideki şekillerin sezgisel anlamından uzaklaştı.
On dokuzuncu yüzyıl boyunca, Rönesans’tan beri sanatçılar tarafından araştırılan gösterim tekniklerine, izdüşümsel geometri sistemleştirilerek matematiksel bir içerik kazandırdı. Böylece, bireşimsel yaklaşımın geri dönüşüne tanık olundu. Çünkü, Fransız matematikçi Poncelet (1788 -1867) ve Chasles (1793 -1880), şekilleri, bazı özelliklerini koruyarak değiştiren dönüşümlerin önemini gösterdiler.
Klasik geometri sadece pergel ve cetvel yapımı üzerinedir. Ancak daha sonraları bu yapımın soyut cebirle olan bağlantısı anlaşılınca geometri ile cebir arasında sınırlar kaybolmaya başlamıştır. Geometrideki kilometre taşları şöyle sıralanabilir. İsa’dan önce Thales, Öklites. Apollonios, Archimedes ilk akla gelenlerdendir. Daha sonra Descartes (1637), Desar-ques (1639), Lazer Carnot (1803), Jean Victor Poncelet (1822), Janos Bolyai (1823), Mİchei Chasles (1837), N. Lobaçevsky (1840), Bernard Riemann (1867), C. Fe1ix Klein (1872), David Hilbert (1899) ve Albert Einstein (1921) olarak sayılabilir.
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Öklit ' in Aksiyomları Yazar: CrystaL | 28 Temmuz 2008 | Okundu: 172 | Yorumlar: 0 | Makaleler |
 |
Şimdi, Öklit’in beş aksiyomunu yazalım; 1. Aynı şeye eşit olan şeyler eşittir,2. Eşit şeylere eşit çokluklar eklenirse sonuç yine eşittir,3. Eşit şeylerden eşit çokluklar çıkarılırsa sonuç yine eşittir,4. Birbirleriyle çakışan şeyler birbirine eşittir,5. Bütün, parçalarından büyüktür.
Şimdi de postülatlara bazı örnekler verelim.
1. iki noktadan bir doğru geçer,
2. iki nokta arasındaki sürekli doğru sonludur,
3. Bir noktadan eşit uzaklıktaki noktaların geometrik yeri bir çemberdir,
4. Tüm dik açılar birbirine eşittir,
5. İki doğru bir doğru ile kesildiğinde kesenin bir tarafında oluşan iki iç açının toplamı 180 dereceden küçükse, bu iki doğru bu 180 dereceden küçük açıların bulunduğu tarafta kesişirler. Bu postülatlar daha sonraki Yunanlı bilginler tarafından çok İncelendi ve geliştirildi. Sidonlu Zeno (İ. Ö. I. yüzyıl) farklı iki doğrunun ortak bir doğru parçası yoktur. Dördüncü ve beşinci postulatların birer teorem olduğu yine ileri sürülmüştür. Proclus (460) dördüncü postulatı bir teorem olarak almış, ispatlamaya çalışmış fakat başaramamıştır. Bu postülatın tersinin doğru olmasının gerekmediğini de ileri sürmüş ve bunu ispatlamıştır. Saccheri (1773) bu postülatı farklı bir yolla ispatlamıştır.
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Öklit Geometrisi Yazar: CrystaL | 28 Temmuz 2008 | Okundu: 137 | Yorumlar: 0 | Makaleler |
 |
Öklit geometrisinin temeli nokta ile başlar. Pisagorcular noktayı küçük bir zerre olarak tanımlamışlardır. Bu tanım aslında Aristo’dan (İ. Ö. 340) alınmıştır. Eflatun (i. ö. 380), noktayı bir doğrunun başlangıcı olarak tanımlamıştır. Bu kez doğru nedir sorusu karşımıza çıkmaktadır. Altıncı yüzyılda yaşayan Simplicus, uzunluğun başlangıcı ve buradan doğru uzar. Ayrıca bölünemez diye noktayı tanımlamıştır. Hiçbir parçası olmayan ize nokta denir tanımını Öklit (İ.Ö. 300) yapmıştır. Heron (50) da aynı sözcüğü kullanmış, noktayı boyutsuz bir limit veya doğrunun bir limitidir şeklinde söylemiştir. Capella (460), hiçbir parçası olmayan şeye nokta denir demiştir. Modern yazarlar noktayı sanki tanımlı bir limit kavramıdır diye almışlardır. Dönemimizde de, nokta kabul edilen bir kavramdır. Noktayı kabul ettikten sonra işler kolaylaşır.
Eflatuncular, ensiz uzunluğa doğru demişlerdir. Aynı tanımı Öklit de almıştır. Yani noktanın hareketinden doğru elde edilir. Doğrunun hareketiyle yüzey ve yüzeyin hareket ile de hacim oluşturulur. Bundan sonra doğru, yarı doğru, doğru parçası, yüzey, düzlemsel yüzey, açı, çember, daire, çap, yarıçap, paralel doğrular ve dik doğrular gibi bir dizi geometrik tanımlar getirilmiştir. İspatlanamayan gerçeklere aksiyom ismi verilir. Açıkça görülen fakat ispatlana-mayan gerçeklere de postülat denir. Euciit’in geometrisi tanım, aksiyom ve postülatlar üzerine kurulmuştur. Zaten matematik aksiyomatik bir düşüncedir. Belli şeyleri kabul ederseniz: onun üzerine matematiği kurarsınız.
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Simetri Yazar: CrystaL | 21 Temmuz 2008 | Okundu: 181 | Yorumlar: 0 | Makaleler |
 |
Simetri, insan zihni için âdeta büyüleyicidir. Tabiattaki simetrik
nesnelere, Güneş ve gezegenler gibi neredeyse kusursuz simetrik
kürelere, kar tanecikleri gibi simetrik kristallere -ki hiçbir kar
tanesi birbirinin aynısı değildir-, hemen hemen simetrik olan çiçeklere
bakmaktan hepimiz zevk alırız. Ancak, burada ele alınacak olan mevzu,
tabiattaki nesnelerin simetrisi değil, tabiat kanunlarının
simetrisidir.
Bir cismin simetrik olup olmadığı kolayca anlaşılabilir; ama bir
fizik kanunu nasıl simetrik olabilir? Fizikçiler, nesnelerdeki
simetrinin uyandırdığı hisse benzer bir şeyi fizik kanunları için de
hissederek ona, “Fizik Kanunlarında Simetri” ya da “Kanunların
Simetrisi” adını vermişlerdir. Öyleyse simetri nedir? Meselâ kare
hususî bir simetriye sahiptir. Onu 90 derece döndürürsek -sağ ya da sol
fark etmez- yine aynı görünür.
Alman matematikçi Hermann Weyl simetri için çok güzel bir tanım
vermiştir: “Eğer bir nesne üzerinde bir şey yaptıktan sonra da nesne
ilk hâlinde görünüyorsa, eğer nesnede bunu yapmaya imkân veren bir şey
varsa, o nesneye simetrik denir.” İşte fizik kanunları da bu anlamda
simetriktir.
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Mükemmel Sayılar Yazar: CrystaL | 15 Temmuz 2008 | Okundu: 219 | Yorumlar: 1 | Makaleler |
 |
6 , 28 ,496 gibi kendisi hariç bütün pozitif çarpanları toplamı
kendisine eşit olan sayılara denir. Mükemmel sayılar sonsuz tanedirler.
Genel formülleri henüz bulunamamıştır. Ancak 2n(2n+1-1),
sayısının her n çift sayısı ve 1 için mükemmel sayı olduğu görülebilir.
Tabi buradan mükemmel sayıların çift sayı oldukları anlamı
çıkmamaktadır. Yani bu formülün tüm mükemmel sayıların ortak formülü
olup olmadığı bilinmemektedir. Ancak şu ana kadar bir tane tek mükemmel
sayı bulunamamıştır...
İlk 10 mükemmel sayı : 6, 28, 496, 8128, 33550336, 8589869056, 137438691328,
2305843008139952128, 2658455991569831744654692615953842176,
191561942608236107294793378084303638130997321548169216 ...
|
|
|
 |
 |
 |
|
|