Özel Ege Lisesi, “İlköğretim ve Ortaöğretim Öğrencileri Arası 7. Araştırma Projeleri Yarışması”nda ödüller sahiplerini buldu.Yarışmaya katılan okulların müdür, öğretmen ve öğrencilerin yanı sıra Özel Ege Lisesi yönetimi, öğrencileri ve öğretmenlerinin katıldığı tören Yüksel Eraslan Kültür Merkezi’nde yapıldı. Yarışma Fizik, Kimya, Biyoloji, Fen ve Teknoloji, İlköğretim Matematik ve Ortaöğretim Matematik kategorilerinde yapıldı. Gençliği temel ve uygulamalı bilimlerde araştırmaya özendirmek ve bilime meraklı gençlerin yolunu açmak; onların ‘Geleceğin Bilim İnsanları’ olarak yetişmesini sağlamak amacıyla bu yıl yedincisi düzenlenen yarışmaya toplam 117 proje başvurdu. Sergilenen 73 proje; jüri başkanlıklarını Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü’nden Prof. Dr. Hüseyin Erbil, Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü’nden Prof Dr. Demet Astley, Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Hüseyin Arıkan, Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof Dr. İbrahim Atalay ve Ege üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü’nden Prof. Dr. Pınar Dündar’ın yaptığı bağımsız bir jüri tarafından değerlendirildi. Değerlendirme sonucunda 20 proje dereceye girerken 6 projeye de teşvik ödülü verildi. Fizik dalında ‘Klima Kombi’ adlı proje ile Bornova Seyit Şanlı Endüstri Meslek Lisesi öğrencileri; Hasan Üstbay ve Memduh Manay birinciliği elde etti.
Matematik, öğrenciler açısından tam bir 'fobi' niteliğinde. Rakamlar ve formülleri korku filminden çıkmış gibi izleyen çoğu öğrenci birçok sınavda aslında çok basit olan 4 işlemi bile yapamıyor. Peki matematiğin 'kâbus' haline gelmesine hangi önyargılar yol açıyor?
Matematik sadece sayılardan ibaret bir ders değildir. Matematik aynı zamanda, ilişkileri görmeyi, okuma-yazmayı, sebeb-sonuç ilişkisini kurabilmeyi, tabloları, resimleri, grafikleri yorumlayıp kullanabilmeyi içerir.
Kâinatta her nesne, her kanun ve her hâdisenin inceden inceye hesaplandığını düşünmek, günümüz insanının kolayca inanabileceği bir husus değil. Kâinattaki hareket eden her şeyde, görünen/görünmeyen matematikî bir gerçeklik olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum, ilim tentenesinin örgüleri arasında gezinen ilim adamlarını daha fazla hayrete sevk etmektedir.
Comte de Buffon (1707–1788), üç asır önce, kibrit çöplerinin veya iğnelerin yere düşmeleri üzerinde ihtimal hesaplarına ait çalışmalar yapmaya başladığında, bu kadar şaşırtıcı bir gerçekle karşılaşacağını hiç düşünmemişti herhalde. Yaptığı hesaplamalara göre, belli aralıklarla yere çizilmiş paralel çizgilerin üzerine atılan iğnelerin çizgilere değme ihtimali, π sayısıyla orantılı çıkmaktaydı (Şekil 1–2). Çizgiler kibrit uzunluğuna eşit aralıklı çizildiğinde ise, bu sayı tam 2/π olmaktaydı. Bu, kâğıt üzerinde hesaplanan teorik bir neticeydi; fakat pratiğe döküldüğünde ilginç neticeleri beraberinde getirecekti. Yani belli miktarda deneme yapıldığında, teorik hesapta çıkan sayı kadar kibrit çöpünün çizgilere değmesi beklenmeliydi ve gerçekten de öyle olmuştu. Hattâ buradan yola çıkarak matematikçiler Pi sayısını elde etmenin ayrı bir yolunu buldular. Zîrâ, çizgiye değen kibrit çöpü veya iğne sayısının, bütün iğnelerin veya kibrit çöplerinin sayısına oranı, Pi ile orantılı bir sayı verecekti. 1901 yılında Mario Lazzarini bir iğneyi 3.408 kere yere attı ve neticede 355/113, yani 3.1415929 oranı elde etti ki, bu değer gerçek değerden sadece 0.0000003 kadar farklıydı.
Matematikçiler için posterler ve tişörtler hazırlanmış.
Sizde almak istiyorsanız mathstyle.com ve mathematicianspictures.com bu iki siteden alabilirsiniz.
Bazıları şu şekilde...


Matematik ve istatistiksel modeller, artık modern tıbbın bir parçası. Gelişmiş ülkelerde kanser, kalp krizi, AIDS gibi hastalıkların teşhis ve tedavisinde kullanılan matematiksel tıp disiplini, Türkiye için yeni bir alan.
Her sene büyük bir coşkuyla gerçekleştirilen Türkçe Olimpiyatları için geri sayım başladı.
Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Atilla Gülsar hafta sonu ÖSS'ye girecek öğrencilerin ailelerine bir dizi tavsiyelerde bulundu.
- Cömert olun: Evladınıza başarısı ne olursa olsun bu hafta çok daha cömert davranın. "Seni seviyorum oğlum-kızım" sözünü bu hafta daha fazla kullanın. Keyifli zaman geçirecek etkinlikler planlayın.
- Olumlu cümleler kurun: "Bu zamana kadar yattın, bakalım sınavda ne yapacaksın", "Bu gidişle zor kazanırsın", "Bizi mahçup etme", "Benim oğlum-kızım en iyisini yapar" tarzındaki cümleler oğlunuzun-kızınızın canlarını sıkıp, keyiflerini kaçıracaktır. Lütfen olumsuz kalıplar içeren tehdit varî cümleleri bir kenara bırakın. Bunun yerine "Oğlum-kızım sen elinden geleni yaptın, sınav sonucun ne olursa olsun biz ailecek yanında olacağız." tarzındaki cümleler onları rahatlatacak ve onlara gizli bir güven duygusu aşılayacaktır.
- Sevginizi sınav sonucuna endekslemeyin: Çocuklarınız bilsin ki; sınavım nasıl geçerse geçsin, ailemin bana olan sevgi ve saygısında bir azalma olmayacak. Bilakis sınavı iyi geçmezse onu daha sıkı bağrınıza basın.
- Sınav sokmuş gibi davranın: Sizin paniğiniz öğrenciye de yansır, normal hayatınıza devam edin, sınav yokmuş gibi davranın.......
Hazırlayan: Münevver ÇAKIRTAŞ
ÖSS’nin hemen öncesinde Fem Dershaneleri Yayın Kurulu Başkanları, Bugün Gazetesi okuyucularına özel sınav tüyoları verdi. İşte o tüyolardan bir kısmı:
Öncelikle sınava gireceklerin, ''matematik soruları zor olur'' önyargısını zihinlerinden silmesi gerekiyor. İşte, matematikten edebiyata ÖSS sınavında karşılaşabileceğiniz sorular ve soru teknikleri.
Öğrencilere ÖSS'de bu yılın sürpriz sorularını oluşturabilecek ekoloji konuları konusunda önemli ipuçları...
