Anasayfa    Forum    Konu Ekle    Kayıt Ol    Şifremi Unuttum    Site Haritası    İletişim
Genel
Makaleler
Genel Haberler
Olimpiyat Soruları
Kitap Tanıtımları
Matematik Fıkraları
Matematik Hikayeleri
İlginç Resimler
3 Boyutlu Resimler
Origami Sanatı
Paradoks Resimler
Paradokslar
Matematik Şiirleri
Zeka Oyunları
Genel Matematik
Ünlü Matematikçiler
Tarihte Matematik
Matematik Programları
Çıkmış Sınav Soruları
KPSS Matematik
Açıköğretim Matematik
Matematik Kitapları
Mathematics Books
Akademik Matematik
Matematik Konu Anlatımı
Matematik Soruları
Anabilim Dalları
Matematik Sınav Soruları
MAPLE Uygulamaları
Matematik Özel Konular
ÖSS Matematik
ÖSS Matematik Konu Anlatımı
ÖSS Matematik Konuları Video
ÖSS Matematik Soruları
ÖSS Geometri Konuları
ÖSS Geometri Soruları
SBS ve İlköğretim
SBS Matematik Konu Anlatımı
SBS Matematik Soruları
SBS Geometri Konuları
SBS Geometri Soruları
İlköğretim Matematik Konu Anlatımı
İlköğretim Matematik Sorular
İlköğretim Matematik Etkinlikleri
Son Yorumlar
Gönderen:
Konu:Limit
Gönderen:
Konu:Mükemmel Sayılar
Gönderen:
Konu:Müziği Sevmeyen Matematikçi Weierstrass
Gönderen:
Konu:Vektörel Analiz Sınav Soruları [Uludag Üniv.]
Gönderen:
Konu:Maple 11 Hakkında
Gönderen:
Konu:Vektörel Analiz Sınav Soruları [Uludag Üniv.]
MatematikNet Club
Reklamlar
Ömer Hayyam
Yazar: CrystaL | 29 May 2008 | Okundu: 607 | Yorumlar: 1 | Ünlü Matematikçiler

alt      


        Tarihçilerin verdiği bilgiye göre Ömer Hayyam 1048 yılında Nişabur kentinde doğdu. (Doğum yılını 1044 olarak veren kaynaklar da vardır.) Asıl adı Gıyaseddin Ebu'lfeth Bin İbrahim El-Hayyam dır.
        Selçuklu döneminin yetiştirdiği büyük matematikçi ve astronomlardandır. Edebiyat , tıp, tarih, hukuk ve astronomi konularında geniş bilgisiyle ünlüdür. Ancak Hayyam'ın felsefe , tasavvuf, fıkıh, tarih ve tıp konularında yazdığı bilinen bir çok yapıtı günümüze ulaşamamıştır.
Hayyam ,Matematikçi ruhuyla şair ruhu arasında bocalayan , körü körüne inanmaya ve bağlanmaya isyan eden , gerçeğin sırlarını gizleyen karanlığın önünde yapayalnız kalmış, yeni şeyler öğrendikçe bilgisizliğin bilincine varmış, materyalist ve natüralist bir bilim adamıdır.
Hayyam'a göre insanoğlunun en önemli araştırma konusu insanın kendisi olmalıdır. İnsan kendisi hakkında kesin karar verip yorum yapamazken ,daha kapsamlı ve derin konular hakkında nasıl yorum yapabilir? İnsan gerçeği değiştirmeye kalkmadan , doğru bildiğini açık yüreklilikle söyleyebilme cesaretini göstermelidir. Dünyanın gelip geçici olması ,onu dünya zevklerinden olabildiğince yararlanma, yaşamın tadını çıkarma anlayışına götürmüştür. Hayyam'ın imana karşı kayıtsız kalması herşeye bilimsel gözle bakmasına sebeb olmuştur. Hayyam bu görüşlerini rubailerle anlatmış, dünyaya, insana,dine bakışını bu şiirleri aracılığıyla yansıtmıştır.
Kim senin yasanı çiğnemedi ki , söyle?
Günahsız bir ömrün tadı ne ki, söyle?
Yaptığım kötülüğü , kötülükle ödetirsin sen,
Sen ile ben arasında ne fark kalır ki, söyle?
        Ömer Hayyam'ın yüzyıllar sonra Batı dünyasında tanınması ve belki de en çok okunan, en sevilen Doğulu yazar olmasını sağlayan yapıtıysa Rubaiyat'tır.Rubaiyat'ın bu derece ünlenmesinin en önemli nedeni İngiliz ozan Edward Fitzgerald tarafından yapılan çevirinin oldukça başarılı olmasıdır.
        Fitzgerald'ın çevirisinin 1859 yılında Londra'da yayınlanmasının ardından tüm edebiyat dünyasının ilgisi Hayyam üzerinde yoğunlaştı. Başta İngiltere , Amerika ve Fransa olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde Hayyam'ın rubaileri çeşitli dillere çevrildi. Londra'da bir de Hayyam Kulübü kuruldu. Hayyam Kulübü'nün kapısına da onun şu rubaisi yazıldı.
Var eyledi yetmiş iki millet yaradan.
Ben sevgi için doğmuşum, ancak anadan.
Kafir ya da İslam ne imiş, senin amaç!
Din ayrımını , kaldır a Tanrım aradan.
        Edebiyat dünyasında bu derece sevilen ve ünlü olan Hayyam bilim dünyasında da tanınmış ve çeşitli eserler vermiştir.
Sultan Celalettin Melikşah tarafından takvim oluşturmak üzere kurulan bilim adamlarının başına getirilmiştir. O zamanlar halk arasında "Ömer Hayyam Takvimi", bugünse "Celali Takvimi" olarak bilinen bu takvim her 5000 yılda bir gün hata veriyordu. Günümüzde kullanılan Gregoryan takvimi ise her 3330 yılda bir gün hata vermektedir. Bu da Hayyan'ın bilimsel düzeyinin kendi zamanının ne kadar ötesinde oluşunun açık bir göstergesidir. Ayrıca Ömer Hayyam takvimi sadece günleri, ayları belirlemekle kalmıyor, mevsim değişikliklerini de büyük titizlikle saptamıştır. Yani yılın hangi gününde yağmur yağacak, hangi gününde kocakarı soğukları başlayacak, fırtınalar hangi gün kopacak not etmişti . Bunlar hiç mi sapmıyordu? Her yazılan olduğu gibi doğru mu çıkıyordu? Elbette değil. Ancak usta meteoroloji uzmanlarının da belirttiği gibi," İlk insanlardan beri sürdürülen ince gözlemlerin sonucu olan bu takvimde belirtilen mevsim hareketleri genellikle doğru çıkıyordu." Bazı mevsim hareketleri için ,neredeyse meteoroloji yanılır.Hayyam yanılmaz deniyordu.
Ah,diyor ki benim hesaplamalarım
Yılı insan pusulasına uydurdu,ha?
Eğer öyleyse takvimden
Doğmamış yarını ve ölü dünü koparalım.
Onun bu takvimi uzun yıllar Ortadoğu'da ve Bizans'ta kullanıldı.
Tıp, fizik, Astronomi, Cebir, Geometri ve Yüksek Matemetik alanlarında önemli çalışmaları olan Hayyam için zamanının tüm bilgilerini bildiği söylenir.Rubaiyat dışında Hayyam'ın kaleme aldığı ve çoğu bilimsel içerikli olan kitaplar şunlardır.
1 -Risale fi'l Barehin alâ Mesailü'l-Cebr ve'l- Mukabele (Cebir ve geometri üzerine)
2 -Muhasar fi'l- Tabiiyat (Fiziksel bilimler alanında bir özet)
3 -Muhtasar fi'l - Vücud (Varlıkla ilgili bilgi özeti,bu kitap Londra'da British Museum'dadır)
4 -El- Kevnn ve't Teklif (Oluş ve Görüşler)
5 -Mizan-ül Hikem (Bilgelikler Ölçüsü)
6 -Ravzat-ül- Ukul (Akıllar Bahçesi)
7 -Fi Şerh-i ma eşkel men Mosaderhât-e Ketâl-e Oklides
        Bu kitaplardan özellikle Cebir kitabı Doğuda matematik dünyasında uzun yıllar etkili olmuştur. Batılı matematikçilerse bu derslere ancak 1851 yılında F.Woepeke'nin çevirisi ile tanışmıştır. Aslında Ömer'in çalışmalarından Batı'da ilk söz eden Gerard Meerman idi. Meerman 1742 yılında yazdığı 'Speicmen Calculi Fluxionalis' adlı eserinin önsözünde İslam bilginlerinin matematiğe yaptıkları hizmetleri sayarken Leyden kütüphanesinde bulunan ve Ömer Hayyam'a ait olan bir elyazmasından bahsetmişti.Warner tarafından kütüphaneye bağışlanan eserde kübik denklemlerin cebirsel çözümlerinin bulunduğunu yazıyordu Meerman. İşte Woepcke, L'Algébre d'Omar Alkhayyâmî adını vereceği çevirisini yaparken bu elyazmasını ve bunun dışında Paris Ulusal Müzesi'de bulunan iki elyazmasını kullandı. Aynı kitabın bir kopyası da Columbia Üniversitesi kütüphanesi Profesör David Eugene Smith koleksiyonunda bulunmaktadır. Profesör Smith tarafından Hindistan'ın Lahor kentinde bulunan bu elyazması esas itibariyle Leyden'deki kopyanın çok benzeridir.



Google slashdot YahooMyWeb Digg Technorati Delicious Yumile Live Oyyla Reddit Furl Tusul Bagcik Facebookhspace=2 Benzer Konular:
  • Nikolai Vasilieviç Bugaev
  • Dimitri Egorov
  • Müziği Sevmeyen Matematikçi Weierstrass
  • Cahit Arf
  • Alan Turing
  • Uluğ Bey (1393 - 1449)
  • Matrakçı Nasuh
  • Fourier (1768 - 1830)
  • Godfrey Hardy (1877 - 1947)
  • Galois (1811 - 1832)

  •  (Oy Sayısı: 1)
    1.Yorum : şeyma (23 Ekim 2008 04:46)
    sonunda bir türk asıllı
    [Alıntı Yap]
    Yorum Ekle
    Arama
    Kullanıcı Paneli
     

    Reklamlar
    Anket

    Öğretim Görevlisi
    Matematik Öğretmeni
    Matematik Böl. Öğrencisi
    Matematik Böl. Mezunu
    Lise Öğrencisi
    İlköğretim Öğrencisi
    Diğer


    İstatistikler
    Online: 3     Üye: 0
    Yok.
    Arama Motorları: 0
    Yok.
    Siteye Yazanlar:
      1    CrystaL 281
      2    cemil98 10
      3    g.ece.özdil 2
      4    klearkh 1


    Makaleler:
      Son 1 saat: 0
      Bu Gün: 0
      Bu Ay: 0
      Toplam: 294
      Yayınlanmayı Bekleyen: 2


    Kayıtlı Kullanıcı:
      Yeni Kayıt:1
      Son 1 Saat:0
      Bu Ay:23
      Toplam:231
      Yasaklı:0

    Son Kayıtlı Kullanıcı:
    mat50
    Etiketler
    Benzer Bağlantılar
    Copyright © 2008 MatematikNet.Com
    "Herkes ölümsüz olduğunu hissettiği alanda çalışmak ister.Ben de matematikte kendimi ölümsüz hissettim..." CAHİT ARF
    "İnsanoğlunun değeri bir kesirle ifade edilecek olursa; Payı gerçek kişiliğini gösterir, paydası da kendisini ne zannettiğini... Payda büyüdükçe kesrin değeri küçülür." Tolstoy